Haberler
Herkes Kazandı
- Ayrıntılar
- Gösterim: 554
Brüksel Bölge Hükümeti Bakanı Emir Kır (PS), BHV'nin ayrılması konusunda varılan uzlaşmayı Belçika ve Başkent Brüksel Bölgesi için değerlendirdi. Bakan Kır, anlaşmanın Belçika'nın küresel bir saldırı ile karşılaşma riski olduğu şu dönemde gerçekleşmesinin önemini vırguladı.
BHV anlaşması çok önemli bir dönemde gerçekleşti
Bakan Emir Kır onlarca Hükümet'in yıkılmasına, Başbakan'ın istifasına neden olan konunun parti Başkanları Elio Di Rupo'nun ve masa başındaki 8 partinin cesaretli tutumu ile çözüldüğünü kayedetti. Bakan Kır, BHV seçim bölgesinin ayrılmasını şöyle değerlendirdi :” Belçika'da tarihi bir anlaşma yapıldı ve bu anlaşma çok önemli bir dönemde yapıldı. Ekonomik krizlerin pek çok Avrupa ülkesini etkilediği, sosyal patlamaların yaşandığı bir dönemde bu anlaşma son derece önemli.Anlaşma olmasaydı ülke bir küresel saldırı ile karı karşıya kalabilirdi. Belçika bu güne kadar ekonomik krizden çok büyük bir oranda etkilenmedi. Geçici Hükümet 2011 bütçesini onayladı ve 2015'e kadar yapılacaklar da AB'ye bildirildi. Belçika gelecek yıl 7,5 Milyar Euro tasarruf etmek zorunda ve 2015'e kadar da bütçeyi denkleştirmek için 22 Milyar Euro bulmak zorunda. Ekonomik krizin ülkeleri tasarruflara ittiği, sosyal çalkantıların yaşandığı bir dönemde anlaşmaya varılmış olması, ülkenin geleceği açısından son derece iyi bir gelişme oldu.
Brüksel Başkent Bölgesi olarak anlaşmadan memnunuz
Bu anlaşmada tabii ki herkesin istediği şeyler olmadı. Flamnlar da Frankofonlar da kazandı ama her iki taraf da ödün verdi. Biz Brüksel Başkent Bölgesi olarak baktığımızda olumlu bir anlaşma görüyoruz. Brüksel nüfus olarak ülke genelinin %10'unu temsil ediyor ama ülkeye yaptığı maddi katkı ise %20. Ancak Brüksel ülkenin zenginliğine yaptığı katkıyla doğru orantılı olarak bu zenginlikten faydalanamıyordu. Şimdi bu anlaşmayla birlikte Brüksel'e verilecek ekstra 461 milyon Euro (biz 500 milyon istemiştik), gelecek projelerimizin gerçekleştirilmesi için son derece elzem. Bunun yanında Brüksel’de kurumların daha iyi işlemesi için bazı yetkilerin başkent bölgesine verilmesi gerekiyordu bu da gerçekleşti. Örneğin Meslek Eğitimi Brüksel Frankofon Topluluk Yönetimi (COCOF)'nin yetkileri içinde idi şimdi Brüksel buna kendi içinde karar verecek. Bir önemli konu da çalışma, sağlık ve çocuk parası gibi sosyal hakları içeren bir grup hizmetle ilgili yetkiler Federal Parlamento'dan Bölge Parlamentoları'na aktarılıyor ve toplam 17,3 Milyarlık bir bütçe ayrılıyor. Biz Brüksel Bölgesi olarak bu bütçeden payımıza düşen kısmı en iyi şekilde kullanacağımızdan eminiz.
Gelecek yıllar kolay olmayacak
Bu anlaşma önemliydi ancak şunu da belirtmek gerekir ki, bundan sonrası da kolay olmayacak. Önüzmüdzdeki gelecek yıllar hiç de kolay olmayacak. Bütçenin denkleştirilmesi için kriz döneminde ayakta kalabilmek için tasarruf önlemleri alınacak. Bu noktada PS (sosyalist parti) önemli bir rol oyanayacak. Bildiğiniz gibi işsizlik ödeneği konusunda reformnlar var gündemde. Sağ partiler sürekli işsiz kalan kişinin (2 yıl ) hala iş bulamıyorsa ödeneğinin kesilmesini istiyor. Bu konuda Başkanımız Elio Di Rupo, kademeli bir öneride bulunmuştu. İşsizlik ödeneği alan bir kişi ilk yıl normalden daha fazla işsizlik parası alacak, ancak ilk 2 yılda hala iş bulmazsa bu rakam belli bir oranda düşürülecek ve bir sonraki 2 yılda da bir kademe daha düşürülecek. Böylece çalışan ve çalışmayan kişi arasında maddi bir gelir farkı yaratılarak çalışma özendirilecek.
Yine Di Rupo'nun önerileri arasında yer alan bir konu da daha sonra tüm dünyada da konuşulan bir konu oldu. Yıllık geliri belli bir rakamın üstünde olan zenginlerden ekstra vergi alınması. Bildiğiniz gibi daha sonra Amerika ve Fransa'da zenginler krizi aşmak için ek vergi verebileceklerini söylediler. Bu Di Rupo'nun Hükümet tasarısı içinde yer alan bir öneriydi.
Brüksel'de yaptığımız çalışmaların meyvesini alıyoruz
Brüksel'de 3 kişiden biri genç, yani 25 yaş altında. 5 kişiden biri de fakirlik sınırı altında yaşıyor. Birkaç yıldır ise nüfus patlaması yaşanıyor, Brüksel'de. Bölgenin diğer iki bölgeden farkı ise eğitimde büyük bir sıkıntı yaşanması. Brüksel Bölgesi eğitimde bir başarısızlık yaşıyor. 105 bin kişi işsizlik ödeneği alıyor. Toplam nüfusun %20'si gençlerin ise %30'u işsiz ve bu işsizlerin profili ise diplomasız, eğitimini yarıda bırakmış, vasıfsız kişiler. Brüksel'de varolan işler yüksek dil ve iş bilgisi gerektiren işler. Biz bunun için zaten meslek eğitimi ve mesleğe göre dil eğitimi alanlarında yatırım yaptık ve yıllık 15 kişi bu meslek okullarından faydalanıyor. Bu eğitim alan bu kişilerin ortalama %70'e yakını da bir yıl içinde iş buluyor. Biz bunun daha fazlasını yapmak istiyoruz. Geçtiğimiz günlerde 1800 kişinin daha meslek eğitiminde faydalanabilmesi için 4 milyarlık bir fon bulduk ve bu gençlerimizin de eğitim alıp iş bulmaları için proje yapacağız.
18/09/2011, Serpil Aygün
panorama
Arşiv
- Aralık, 2011
- Kasım, 2011
- Ekim, 2011
- Eylül, 2011
- Ağustos, 2011
- Temmuz, 2011
- Haziran, 2011
- May, 2011
- Nisan, 2011
- Mart, 2011
- Şubat, 2011
- Ocak, 2011
- Aralık, 2010
- Kasım, 2010
- Ekim, 2010
- Eylül, 2010
- Ağustos, 2010
- Temmuz, 2010
- Haziran, 2010
- May, 2010
- Nisan, 2010
- Mart, 2010
- Şubat, 2010
- Ocak, 2010
- Aralık, 2009
- Kasım, 2009
- Ekim, 2009
- Eylül, 2009
- Ağustos, 2009
- Temmuz, 2009
- Haziran, 2009
- May, 2009
- Nisan, 2009
- Mart, 2009
- Şubat, 2009
















