Haberler
Çanakkale Zaferi
- Ayrıntılar
- Gösterim: 1380
Müslüman Türk tarihinin eşsiz zaferlerin den biri de, Çanakkale zaferidir. Çanakkale Zaferi iman ve azmin, din ve vatan sevgisinin unutulmaz belgesidir. Çanakkale Zaferi, dini ve vatanıyla ve bütün mukaddes değerleriyle yok edilmek istenen bir milletin kahramanlık destanıdır.
Çanakkale savaşı; ırkları, renkleri ve dilleri değişik çeşitli milletlerden oluşan haçlı ordularının Müslüman milletimizi yok etmek amacıyla karadan, denizden ve havadan üzerimize saldırdığı bir iman-küfür mücadelesidir. Çanakkale savaşı, Yüce Rabbimizin “Ey iman edenler bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki, kurtulabilesiniz”(1) emrine uyarak cepheye atılan kahraman askerimizin destanıdır.
Düşmanlar son olarak 18 Mart 1915 günü, büyük bir taarruz yaparak Çanakkale boğazını geçmeye karar verdiler. Nihayet, Müslüman Türk askerlerinin bu iman ve azimleri karşısında, boğazı geçemeyeceklerini anlayan düşmanlar, büyük kayıplar vererek geri çekilmek ve kaçmak mecburiyetinde kaldılar. Çanakkale’de yaşananlar, her yönüyle müstesna bir vatan sevgisinin ve milli değerlere bağlılığın güzel bir örneğidir. Çanakkale geçilmez fermanı, 250 bin imanlı vatan evladının, şahadet şerbetini içmesi ile yazılmıştır. Şehitlik mümin için yüce bir mertebedir.
Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp şehit olmayı, diriltilip yine şehit olmayı, tekrar diriltilip şehit olmayı isterim.”(2) Kuran-ı Kerim’de de şöyle buyrulmaktadır: “Allah yolunda öldürülenler hakkında “ölü” demeyin. Bilakis, onlar diridirler, fakat siz bunun farkında değilsiniz.”(3)
Ecdadımızın yüce değerler uğruna üstün fedakârlılar göstermesinin temelinde, bu ilahi ve Peygamberi müjdeler bulunmaktadır. Tarihimizde Çanakkale gibi şanlı zaferlerin sırrı milletimizin tek vücut olması, birlik beraberlik halinde bölünmez bir bütün oluşturması ve “Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez!” ruhunun yaşanmasında yatmaktadır.
Milletimizin bekası, işte bu ruhla yetişmiş nesillere sahip olmakla mümkündür. Bunun için çocuklarımıza Çanakkale destanını ve ardındaki ruhu anlatmalı aziz vatanımızın ve yüce değerlerimizin kıymetini öğretmeliyiz. Bu vesileyle aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Hutbemi Milli şairimizin şu dizeleriyle bitirmek istiyorum:
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
(1) El Enfal- 45
(2) Buhari, Cihad, 19
(3) Bakara, 154
panorama
Arşiv
- Aralık, 2011
- Kasım, 2011
- Ekim, 2011
- Eylül, 2011
- Ağustos, 2011
- Temmuz, 2011
- Haziran, 2011
- May, 2011
- Nisan, 2011
- Mart, 2011
- Şubat, 2011
- Ocak, 2011
- Aralık, 2010
- Kasım, 2010
- Ekim, 2010
- Eylül, 2010
- Ağustos, 2010
- Temmuz, 2010
- Haziran, 2010
- May, 2010
- Nisan, 2010
- Mart, 2010
- Şubat, 2010
- Ocak, 2010
- Aralık, 2009
- Kasım, 2009
- Ekim, 2009
- Eylül, 2009
- Ağustos, 2009
- Temmuz, 2009
- Haziran, 2009
- May, 2009
- Nisan, 2009
- Mart, 2009
- Şubat, 2009
















