DÜNYANIN EN GÜZEL ANNESINE...

  Melekler anne midir? Bunu bilmiyorum ama bence bütün anneler
melektir.
  
  Geceleyin kaç kez gelip yorganı üstüme örten, odadan çıkarken
bile son kez bana bakan, hep beni düşünen, aklından bir an bile
beni çıkarmayan annem. Biz sevelim diye beyaz peyniri bile  seçmekte
titizlenen, çizik zeytinleri kekikle süslenmiş bir tabakta görmekten
mutlu olan, menekşelerim bu kış da solmasın diye dua eden,
başkasının acısına gözyaşı döken, basit şeylerle bile hala mutlu
olabilen annem.
  
  Bazen sana tavır yapacak kadar büyük, bazense anlattığın
masallara inanacak kadar küçüktüm. Bütün çizgi film kahramanlarını
benimle sen de öğrendin; içi boş olan oyuncak bardaktan, olmayan
çayı içtin; birlikte uçurtma uçurduk, misket oynadık. Sabahları
elinde 1 bardak sıcak sütle evin içinde birlikte koşuşturduk,
hayatım boyunca içebileceğim en güzel çorbayı senin ellerinden içtim.
Hasta olduğum gecelerde limonlu ıhlamuru birlikte kaynattık, kalemden
oklava yaptık, kandillerde mis kokulu helvalar kavurduk.
  
  En güzel sevgiyi öğrettin bana, en mutlu çocukluk nasıl
yaşanır gösterdin bana.
  Geceleri boynuna sarılan ellerimi okşarken, sana böylesine bağlı
bir mucizenin  kollarındayken, ancak sen mutlu isen karşındaki
insana da mutluluk verebileceğini sen öğrettin bana.
  
  Yıllar geçtikçe ben de aynı sen oluyorum farkında olmadan.
Ellerim aynı sen oldu, bakışlarımda hep sen gibi telaşlı ürkek bir
ifade. Korkuyormuyum sana benzemekten ne?
  
  Mükemmel bir çocuk yetiştirmek hayatının en büyük hedefiydi.
Bana bildiğin tüm doğruları, doğruya giden bütün yolları
öğretmeyi çalıştın yıllarca. Insanları sevmeyi öğrettin bana,
onları her şekilde kabullenmeyi sonra da…Büyüklerime saygılı olmayı
öğrettin, büyük insanın ne olduğunu hiç düşünmeden…
  
  Beni doğuran, ellerinde ilmek ilmek işleyen insan... Benim için
uykusuz kaldın, ellerimi avuçlarına almadan uyumadın hiç,
yanaklarıma değmeden dudağın girmedin yatağa.
  
   Birlikte oynadığımız evcilik oyunları gibi olmasa da
hayatımız;  hayat zor, dünya kötüydü. Çünkü zor işti yaşamak,  o
çocukça duygularını kaybetmeden ve kendin olarak sadece… Ben kendimi
hep büyümüş olarak görsem de, hala canım acıdığında senin
kollarına ihtiyacım var annem
  Öpmeye doyamadığın, koklamaya kıyamadığın yavrun…

 

Dilek Gökmen

Yorum ekle

Küfür ve Hakaret içeren yorumlar, aynı ip den aynı habere gelen yorumlar eklenmeyecektir.



İçimizden Biri